3 Ocak 2016 Pazar

Kumkapı'da Yeni Yıl Selamı (Silvester zum Knast in Istanbul)


Kumkapı'da Yeni Yıl Selamı
(Silvester Zum Knast in Istanbul)
(New Year's Eve with captive refugees in Istanbul)


İstedik ki sınırsızca paylaşalım, ortada var olan umudu. Slogansızca dilsizce parmaklı pencereler ardına seslenmek ve kısa da olsa bir meram, küçük de olsa bir selam... Biliriz zaten herkes içinden mırıldanır bir ezgi, farklı dillerde herkes kendi derdinde. Bizler de meşrebimizce, içler dışlar ayrımı yapmadan, dışımızdan fısıldadık derdimizi dilimiz döndüğünce.



Sazını alan geldi, yeni yılı dayanışarak karşıladı pencere önü göçmen çiçekleriyle. Devamını örelim mi birlikte?

 


















19 Aralık 2015 Cumartesi

Bilgi Üniversitesi'nde söyleşi: Irkçılık ve İnsanmerkeziyetçilik

Yeryüzüne Özgürlük aktivisti ve Etin Cinsel Politikası kitabının çevirmenlerinden Güray Tezcan, Bilgi Üniversitesi Sosyoloji bölümü Çarşamba konuşmaları dahilinde 23 Aralık saat 16.00'da yapacağı sunumda türcülüğün ırkçılık, cinsiyetçilik ve militarizmle bağlarına değinecek, ardından da hayvan özgürlüğünün bazı farklı pratiklerine yer verecek. Sunumun ardından soru-cevaplı forumda meselenin beraber tartışılması amaçlanıyor.



Hitler milyonlarca Yahudiyi, Romanı, eşcinseli, engelliyi, sosyalisti kıyımdan geçirirken ikinci seçimini nasıl kazandı? Peki Auschwitz gibi imha kampı dizaynlarının Ford'un araba fabrikaları ve mezbahalar ile ne alakası var?...

Bugün hâlâ fiilen kölemiz olan hayvan, en apaçık öteki olarak karşımızda duruyor; ancak ötekileştirmenin ve köleliğin tarihi hayvanla sınırlı değil; aksine, ancak bütün köleleştirmeleri ve ötekileştirmeleri birlikte ele alabilmek, tahakküm karşıtı mücadeledeki hedefimizi keskinleştirebilir.

Tahakkümün tarihi ve bugününe dair birçok meseleyi tartışacağımız, insan-hayvan ve doğanın topyekün kurtuluşu için kendimiz başta olmak üzere medeniyetin tüm parçalarını eleştireceğimiz söyleşiler için Sosyoloji Bölümü'nün davetiyle Bilgi Üniversitesi'ndeyiz.

Dikkat: Konu, sağlıklı vegan beslenme veya hayvan sevgisi değildir.



23 Aralık 2015 16.00-18.00 İstanbul Bilgi Üniversitesi
E1 binası 303A salonu
Santral kampüsü, Kazım Karabekir Cad no:2 Eyüp
İletişim: 05346192849


Facebook davet linki
Bilgi Üniversitesi etkinlik haberi

Etkinlik herkese açık ve ücretsizdir. Kampüse Kabataş iskelesindeki çeşmenin (Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesi) önünden sürekli kalkan ücretsiz servislerle erişilebilir. Etkinliğe bisikletlerle de toplu ulaşım sağlanacaktır (Bisikletli toplu gelmek için: ruzgez@gmail.com).

23 Kasım 2015 Pazartesi

İzmir'de Üniversite Söyleşileri: Topyekün Özgürleşme Mümkün mü?

Hitler milyonlarca Yahudiyi, Romanı, eşcinseli, engelliyi, sosyalisti kıyımdan geçirirken ikinci seçimini nasıl kazandı? Peki Auschwitz gibi imha kampı dizaynlarının Ford'un araba fabrikaları ve mezbahalar ile ne alakası var?...

Bugün hâlâ fiilen kölemiz olan hayvan, en apaçık öteki olarak karşımızda duruyor; ancak ötekileştirmenin ve köleliğin tarihi hayvanla sınırlı değil; aksine, ancak bütün köleleştirmeleri ve ötekileştirmeleri birlikte ele alabilmek, tahakküm karşıtı mücadeledeki hedefimizi keskinleştirebilir.

Tahakkümün tarihi ve bugününe dair birçok meseleyi tartışacağımız, insan-hayvan ve doğanın topyekün kurtuluşu için kendimiz başta olmak üzere medeniyetin tüm parçalarını eleştireceğimiz söyleşiler için İzmir'e geliyoruz!

Dikkat: Konu, sağlıklı vegan beslenme veya hayvan sevgisi değildir.








*Yeryüzüne Özgürlük aktivisti ve Etin Cinsel Politikası kitabının çevirmenlerinden Güray Tezcan, yapacağı sunumlarda türcülüğün ırkçılık, cinsiyetçilik ve militarizmle bağlarına değinecek, ardından da hayvan özgürlüğünün bazı farklı pratiklerine yer verecek. Sunumların ardından soru-cevaplı forumlarda meselenin beraber tartışılması amaçlanıyor.





27 Kasım 14.00-16.00: Katip Çelebi Üniversitesi
Yabanci Diller Fak. Yemekhanenin alt kati 2 nolu derslik
Cigli 35620
Iletisim: 05536057662, 05071926862
http://on.fb.me/1lIdRKB

30 Kasım 10.00-11.30: Dokuz Eylül Üniversitesi
Guzel Sanatlar Fakultesi Rauf Beyru Konferans Salonu
Guldeste Sokak No:4 35320 Narlidere
Iletisim: 05554043530, 05549896763
http://on.fb.me/1QIBI9J

30 Kasım 12.30-14.30: İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
Kutuphane Gosteri Merkezi
Gulbahce, Urla
Iletisim: 05397131265
http://on.fb.me/1Ii4Ah6

30 Kasim 19.00-21.00: Dokuz Eylul Universitesi
IMYO D Blok Cumhuriyet Salonu
35380 Buca
Iletisim: 05415448113, 05395941639
http://on.fb.me/1jkFyaD

Etkinlikler herkese acik ve ücretsizdir.

Facebook ortak etkinlik sayfasi icin tiklayiniz










25 Ekim 2015 Pazar

Rusyalı aktivist Victoria Pavlenko için dayanışma eylemi

Dün, Rusyalı hayvan hakları aktivisti dostumuz Victoria Pavlenko ile dayanışmak için, Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde bir protesto düzenledik. Victoria Pavlenko, koruma altına aldığı bir köpek nedeniyle 6 yıl hapis cezası ile karşı karşıya ve bölge mahkemesi kararıyla 31 Ekim'e dek ev hapsine mahkûm edilmiş durumda. 


Avrasya Hayvan Hakları Ağı ile birlikte düzenlediğimiz dayanışma eyleminde okuduğumuz basın açıklamasının tam metni ve İngilizce çevirisi:

4 Ekim 2015 Pazar

BİLDİRİ: 4 EKİM Dünya Hayvanlar Günü'nü kutlamıyoruz!

Aşağıda sıraladığımız sebeplerden, 4 EKİM Dünya Hayvanlar Günü'nü kutlamadığımızı deklare ediyoruz. 

"Hayvana, insana, yeryüzüne özgürlük" şiarı ile hareket eden Yeryüzüne Özgürlük Derneği olarak, aşağıda bir kez daha hatırlatmak istediğimiz iç karartıcı tablo nedeni ile 4 Ekim Dünya Hayvanlar Günü'nü kutlamıyor, yaşanan hak ihlâllerinden, katliamlardan devleti ve göstermelik mevzuat çalışmaları ve girişimleri ile hayvanların haklarını değil, onların daha "insanî" koşullarda sömürülmesini, katledilmesini güvence altına alan hükûmeti sorumlu tuttuğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz.

- Türkiye’de sürmekte olan sokak hayvanlarının topluca katledilmesi, bu katliamların faillerine yönelik ciddi bir yaptırım uygulanmaması, binlerce hayvanı tecrit edebilecek kapasitede dev hayvan toplama ve tecrit kamplarının inşa edilmesi, barınakların birer temerküz kampına dönüştürülerek hayvanlara tecrit koşulları altında her türlü ölümcül hastalığın ve acılı ölümün reva görülmesi, bunlardan kamuoyunda yankı bulanların sadece idarî para cezaları ile geçiştirilmesi; tecavüz gibi çok ciddi acılara neden olan haksız fiillerin yok sayılması,




- Mezbahalarda ve hayvan çiftliklerinde sistematik bir şekilde yaşanan işkence, her türlü kötü muamele vb. hak ihlâlleri;




- Hayvanlı sirklerin Türkiye’de halen insanların eğlencesi için yaygın olarak ticarî faaliyetlerine, eğlence adı altında zulmün pazarlanmasına izin verilmesi;


- “Aquapark” ya da yunus gösteri/terapi merkezleri adı altında faaliyet gösteren ticarî zulüm ve hapishane işletmelerinin kurulması ve ruhsatlarının yenilenmesinden doğan birçok hak ihlâli,


- Hayvan deneylerinin iyice serbestleştirilmesi, devlet tarafından hayvan deneylerinin ve deney hayvanı yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi,


- Müebbetlik birer hapishane şeklinde faaliyet gösteren hayvanat bahçelerinin açılmasının teşvik edilmesi;



- İthalat vergi oranlarının düşürülerek okyanus ötesindeki ülkelerden Türkiye’ye canlı hayvan ithal edilmesi sırasında yaşanan hayvan hakları ihlâlleri,



- “Geleneksellik” kılıfı altında deve, boğa gibi hayvanların dövüşlerinin hâlâ yasaklanmıyor oluşu,


- Türkiye’nin dört bir yanında kurulan, kurulmak istenen hidroelektrik santraller, termik santraller, nükleer santraller ve maden arama, tetkik ve sondaj projeleri, hükûmetin mega/katil projeleri, kıyıların rant uğruna kapışılması ile yaban hayvanlarının zorunlu göce tâbi tutulması, binlerce hayvanın ölümü, birçok hayvan türünün ve ırkının yok edilmesi; rant uğruna ekosistemin yok sayılması,



- Son yıllarda teşvik edilen kürk ve deri sanayisinde öğütülen hayvanlara yaşatılanlar,


- Günümüzde bir köle pazarı gibi işleyen petshopların kurulmasını onaylayarak bu işkencehaneleri ruhsatlandırarak faaliyetleri boyunca sayısız hayvanı tüketim toplumuna pazarlarken ortaya çıkan hak ihlâlleri,


- Avcılığı hâlâ bir spor olarak gören devletçi zihniyet ile binlerce hayvanın, insanların eğlencesi için yaşamının acı dolu bir son ile bitmesi, avcılığın sürdürülebilirliğini sağlamak için devlet avlaklarının kurulması ve avlanmak üzere yaban hayvanlarının devletçe yetiştirilip avlaklara salınması, "av turizmi" altında katliam ihaleleri açılması,


- Ulusal mevzuatın hâlâ hayvanı, hakları olan birer canlı birey olarak değil de mal olarak görüyor oluşu,

- Savaşlarla, bombardımanlarla ormanlar yakılırken, dağlar yerle bir edilirken bahsi bile geçmeyen hayvanların çok rahat bir şekilde gözden çıkarılması, can kayıplarına dâhil edilmemesi,




- Doğrudan hayvan hakları ile ilgili olmasa da "anayasal hak" diye bizlere "bahşedilen" ifade özgürlüğümüze,  hayvan hakları ve özgürlüğü için ya da ilişki içerisinde olduğumuz diğer toplumsal mücadele konuları hakkında düzenlediğimiz ve katıldığımız eylemlere yapılan polis saldırıları, gözaltı furyaları, bu ülkede yeni yeni yeşeren hayvan özgürlüğü hareketi üzerinde kurulmak istenen devlet baskısı...




Halkların kardeşliğinden rahatsız olanların, türlerin kardeşliğinden de söz edemeyeceğini; türlerin kardeşliğini benimsemeyenlerin mücadelesinin ise her daim eksik kalacağını düşünüyoruz.

Bu "özel" gün dolayısıyla Evrensel Hayvan Hakları Beyannamesi'ne taraf olan ve kendi ulusal mevzuatı ile de tüm hayvanların yaşam hakkının güvence altında olduğunu iddia eden ve yaşamı, hakları, can güvenliğini korumak yerine sermaye gruplarını korumayı seçen Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükûmetini bir kez daha kınıyor, müsebbibi olduğu, teşvik ettiği, onayladığı hayvan hakları ihlâllerinden dolayı teşhir ediyoruz. Devlet insan-hayvan ayırt etmez katleder.


Hayvanlara ve bizlere yaşattıklarınız, tanıklıklarımız nedeniyle yasa çalışmalarınızdan, anayasa taslaklarınızdan, içi boş demokratikleşme paketlerinizden, reformlarınızdan medet ummuyoruz, adaletinize inanmıyoruz, tahakkümü olumlayan genel ahlâkınızı reddediyoruz.

Topyekûn özgürlüğe dek mücadeleye devam!..