27 Eylül 2014 Cumartesi

BM Kararı Dink Davası’na Hayırlı Olsun!

BM İnsan Hakları Konseyi, üye devletleri gazeteci cinayetleri ve saldırılarına karşı daha etkili mücadele vermeye çağıran bir kararı kabul etti; yedi mekanizma önerdi. İmzacı Türkiye, Dink cinayetini sekiz yıldır aydınlatamadı.


BM İnsan Hakları Konseyi, 28. oturumunda, gazetecilerin güvenliğine vurgu yapan ve gazetecilere yönelik saldırılarda cezasızlıkla mücadele etmenin önemine vurgu yapan bir kararı kabul etti.

17 Eylül’de kabul edilen ve henüz kamuoyuna yansıyan kararda Türkiye’nin de imzası var.

Kararda, ister çatışma ortamında isterse barış dönemlerinde olsun, gazeteciler ve medya profesyonellerine yönelik her türlü işkence, yargısız infaz, zorunlu kaybettirme, keyfi tutuklama, taciz ve yıldırma eylemlerini kınıyor.

Bu gibi durumların cezasız bırakılmasını “kesin bir dille” kınayan Konsey, vakaların büyük çoğunluğuyla cezasız kalmasını ve tekrarlanma ihtimallerini besleyebilmesini “derin endişeyle” karşılıyor.

BM: Yeni strateji ve pratikler geliştirin

Karar, üye devletlere bu suçlarla mücadelede yeni stratejiler geliştirmeleri ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin kaleme aldığı raporda sıralanan pozitif uygulamalara da başvurulmalarını da öngörüyor.

Önerilen altı pozitif uygulama

Bu uygulamalar arasında, özel soruşturma birimleri veya bağımsızlık komisyonlarının kurulması, uzman bir savcının görevlendirilmesi, özel soruşturma ve kovuşturma yöntemlerine dair protokol geliştirilmesi, savcı ve yargıçların gazetecilerin güvenliğiyle ilgili eğitilmesi, gazetecilere yönelik tehdit ve saldırılarla ilgili teyit edilmiş bilgilerin toplandığı bir veri tabanı oluşturmak gibi bir bilgi topluma mekanizmasının geliştirilmesi, tehdit altındaki gazetecilerin derhal korunmaları için acil uyarı mekanizmasının ortaya konulması bulunuyor.

“Uluslararası işbirliği gerekli”

BM Genel Kurulu’nun 68/163 sayılı kararında, 2 Kasım gününü, gazetecilere karşı işlenen suçlarda Cezasızlıkla Mücadele Günü ilan etmesinin memnuniyetle karşılandığı kararda, “uluslararası düzeyde, özellikle de teknik destek bakımından, gazeteci güvenliğinin sağlanması için işbirliğine ihtiyaç duyulduğuna da yer verildi.

Ayrıca, üye devlet ve tüm taraflar BM Eylem Planı’nın hayata geçirme çabalarını ortaklaştırmaya davet edildi.

Dink cinayeti sekiz yıldır aydınlatılmadı

19 Ocak 2007’de işlenen Hrant Dink cinayeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi mahkum eden kararına, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu ve Başbakanlığa bağlı Teftiş Kurulu raporlarına rağmen, soruşturması da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önünde hala açıksa da sekiz yıldır aydınlatılmış değil.

Dink cinayeti davasını olumlu etkileyebilecek ve cinayette rolü olabilecek kamu görevlilerinin yargılanmasının yolunu açacak bir adım 4. Yargı Paketi’nin kabul edildiği 11 Nisan 2013’ten sonra atılabilirdi.

Kanunlaşan ilgili düzenlemeye göre, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi durumunda, üç ay içinde yeniden soruşturma açılacak” idi. Ancak aradan geçen bir buçuk yılda kayda değer bir gelişme yaşanmadı.

Kaynak: Bianet